Bitte haben Sie einen Moment Geduld, wir legen Ihr Produkt in den Warenkorb.
Bitte haben Sie einen Moment Geduld, wir legen Ihr Produkt in den Warenkorb.
Adam, orada öylece durmus Maan Hatuna bakiyordu. Güzelligine hayran kaldigi gözlerindeki isiltidan anlasiliyordu. Nereye bakmaya calissa, basini cevirip tekrar Maan hatuna bakiyordu. Derinden bir ic gecirdi. Zihninden kim bilir hangi imkansiz hayaller geciyordu ona bakarken. Güzel güzel, diye mirildandi Adam, agzini sapirdatarak. Cok güzel. Kadin, ocagin basinda tencerenin altina odun atiyordu. Ocakligin icindeki ücayakli bir cengele baglanmis tencere, ilk bakista havada baglantisiz duruyormus gibi görünüyordu. Kocasinin Maan Hatundan gözlerini ayiramamasi, kadini deli ediyordu. Adam, git oradan öte, diye söylendi. Ne o öyle, gelip gidip durup bakiyon, bir hatun kisi iste, hec mi görmedin. Gördüm gördüm de Hec böylesini görmemistim Hatun. Bir seni gördüm, sen cok güzelsin, bir de aha bunu gördüm. Bak hele yah,u bak sunun yüzüne Hatun. Sen hec böylesini gördün mü yahu. Görmedim. Sen de görme, derken dogruldu, adamin karsisina gecti. Sen de görme, diye tekrarladi. Hemi sen get de suncagiz icin bir mezar kaz, sooo asagiya dogru. Serin serin yatsin garibim topragin altinda. Haydi gayri durma Adam. Tamam. Anladim. Kazarim. Yeter ki sen kizma hatunum. Amma bu güzellige hec kiyilip da topragin altina konuluverir mi hatun, yapma yahu. Konulur. Elin ölüsünü evimizde saklayacak halimiz yok ya. Sonra muhtar falan da haber alir da basimiz belaya girer. Kim bilir kimin nesidir. Öyle bilmedigin bir yabanci eve alinir mi hec. Alinmaz amma, su güzellige nasil kiyilir hatun ya. Biraz daha dursa olmaz mi Olmaz. De get haydi, ona bir mezar hazirla da gecenin karanliginda gömelim de kurtulalim.
Wie gefällt Ihnen unser Shop?