Bitte haben Sie einen Moment Geduld, wir legen Ihr Produkt in den Warenkorb.
Bitte haben Sie einen Moment Geduld, wir legen Ihr Produkt in den Warenkorb.
Saklayamadigin yaraya akbabalar konar, diyordu.Hapishanede on yilini geciren Pero nihayet tahliye edilmesiyle memleketine dönmektedir. Dönüs yolunda hayatinin muhasebesini babasiyla hesaplasmasi üzerinden yapar. Baba-kiz hesaplasmasi gölgesindesistemi, gücü elinde tutanlarin her firsatta kullandigi siddeti acik eder. Mehtap Ceyran, disarida toplum baskisini, iceride cezaevi kosullarini, siddetin toplum icinde siradanlastirilarak sistemi nasil acimasizca yeniden ürettigini anlatan; cok dokunakli, cok iceriden ve cok cesur bir metin ortaya koyuyor. Peki bunca söz hep iceride, hep icinde mi kalacaktir yoksa Pero bunlari babasina söyleyebilecek midirBu sürükleyici anlati, bir hayatta kalma, anlama ve anlatma cabasini ötekinin de ötekisi üzerinden resmediyor.Ev ise yuvalara ve kabuklara ayirdigim iki bölümden olusuyordu. Yuvalar yasamak zorunda kaldigim yabanci evlerdi, kabuklar kendimi korumak icin giyindigim kamuflajlar. Ev yuvalarla kabuklar arasinda ona istedigim anlami yükleyebilecegim bir bosluktu; icinde savrulup durdugum, kendimi ve yerimi bulamadigim bir bosluk. Bosluk cogu seyi icine hapseder; bicaklar, yaralar, ucurumlar. Ve o güne kadarki hayatimin bir ucurum kenarinda gectigi gercegi. Durmadan dibini buldugum ve yeniden tirmandigim bir ucurum.
Wie gefällt Ihnen unser Shop?